Aşk Kitapları

Kitap okumayı seven kişiler tarafından aşk kitapları büyük bir ilgi görüyor. Bu yazıda sizlere Türk ve dünya edebiyatında kendine yer edinmiş olan 10 adet aşk temalı kitabı tanıtacağız.


1- Kırmızı ve Siyah (Stendhal)


Kırmızı ve Siyah isimli aşk kitabı dünya edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Aşk kitapları kategorisinde yer alan bu roman, Fransız bir yazar olan Stendhal’a aittir. Kırmızı ve Siyah’ın yanı sıra Türkçe ’de Kızıl ile Kara şeklinde bir çevirme söz konusudur. Kitabın ilk baskısı ise 1830 yılında yapılmıştır. Bu kitapta şahit olunan aşk çok büyüktür. Zaman geçtikçe de daha büyük bir hale gelir. Okuyucuya tutkuyu ve korkuyu en iyi şekilde yansıtmayı başaran romanlardan birisi olarak ön plana çıkar.


Kırmızı ve Siyah, yazarın en iyi romanlarından biridir. Stendhal tarafından yazılmış olan aşk kitapları arasında çok popüler eserler arasında yer alır. Genel olarak bakıldığında Restorasyon Dönemi olarak adlandırılan zamanı çok iyi bir şekilde yansıtır. Tutkulu bir aşkın Fransa’nın bu dönemdeki yapısı çerçevesinde ele alan yazar, bunu okuyucuya başarılı bir şekilde aktarıyor.


Kırmızı ve Siyah Özeti


Kitapta Julien Sorel isimli bir genç ana karakter olarak yer alır. Julien, papaz okuluna giden bir gençtir ve bilgili olması sayesinde belediye başkanının çocukları için özel hocalık yapmaya başlar. Ancak başkanın karısı ile bir ilişkiye girer ve bu dedikodu yayılır. Aşk kitapları içerisinde çok beğenilen bu kitapta Julien daha sonra Paris’e gider. Burada ise bir aristokrat ailenin kızına aşık olur. Aşk ile birlikte de çok fazla olay meydana gelir. Dünya edebiyatının önemli aşk kitapları içerisinde yer alan Kırmızı ve Siyah’ın konusu genel olarak bu şekildedir.


Julien Sorel isimli gencin hikayesinin anlatıldığı Kırmızı ve Siyah, aşk kitapları kategorisinde çok ilgi çekiyor. Julien her zaman yüksek mevkilere ulaşmak isteyen hırslı ve azimli bir gençtir. Bu genç adamın aristokratlara karşı her zaman bir nefreti olmuştur. Bunun sebebi ise babası tarafından sürekli azarlanması ve küçük düşürülmesidir. Aşk kitapları denince akla gelen romanda Julien, bir papazdan din dersleri alır.


Latincesi çok iyi olan genç adam, belediye başkanının çocuklarına bu konuda ders verir. Başkan ise kibirli ve kaba biridir. Başkanın karısı ile Julien arasında yaşanan bir yakınlaşma ile işler zora girer. Stendhal’ın yazdığı aşk kitapları içerisinde yer alan bu romanda Julien ile başkanın karısı arasındaki ilişki bir mektupla gün yüzüne çıkar. Bunun üzerine genç adam Paris’e taşınarak soylu bir aristokrat ailenin yanında sekreter olarak işe başlar.


Ailenin genç kızı olan Mathilde ile aşk yaşamaya başlar. Ancak kız başlarda bu aşktan endişe duysa da sonunda kendini genç adama kaptırır. Ailesi ise kızın soylu biri ile evlenmesini ister. Mathilde ise Julien’i soylu biri yapmak ister. En iyi aşk kitapları arasındaki kitapta bu süreçte Julien’in eski hayatı hakkında da bilgiler ortaya çıkacak ve işler karmaşık bir hale gelecektir.


Eleştiriler


Romanda aşk, ihtiras ve ikiyüzlülük gibi pek çok durum ön plana çıkar. Ana karakterin yaşamış olduğu bunalım ve ilişkiler onu dönülmez bir noktaya getirecektir. Dönemin özelliklerini ve psikolojisini çok iyi bir şekilde yansıtan Kırmızı ve Siyah, aşk kitapları içerisinde çok popülerdir. Romandaki olay ve kişiler aynı zamanda yazarın gerçek hayattaki inceleme ve gözlemlerini de içerir. Bu sayede de aşk kitapları arasında okuyucuyu içine çekmeyi başarır.

2- Aşk-ı Memnu (Halit Ziya Uşaklıgil)

Türk edebiyatının en önemli aşk kitapları arasında yer alan Aşk-ı Memnu, çok fazla insan tarafından sevilen bir romandır. Halit Ziya Uşaklıgil tarafından yazılan bu eser, aşkın ve ihanetin iç içe geçmesini çok etkili bir şekilde anlatır. Aşk-ı Memnu, yasak aşk anlamına gelir. Yazar tarafından 1900 yılında yayınlanmıştır. Aşk kitapları denince özellikle Türkiye’de akla gelen ilk eserler arasında yer alır.


Kitapta ana konu olarak bir kadının sadakatsizliği ve oğul gibi sevilen adamın ihaneti işlenir. Birçok okur tarafından Halit Ziya Uşaklıgil’in en önemli başyapıtı olarak görülür. Kitapta işlenen yasak aşk ve ihtiras, insanları büyük bir duygu seline maruz bırakır. Aynı zamanda romanda eski Türkçe kelimelere de sıkça yer veriliyor.


Bu, kitabın yazıldığı dönemden kaynaklı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Türk edebiyatının en fazla yankı uyandıran aşk kitapları arasında yer alan Aşk-ı Memnu kitabı gerek hikayesi gerekse anlatılma tarzı ile beğeni toplamıştır.


Aşk-ı Memnu Kitap Özeti


Halit Ziya Uşaklıgil’in aşk kitapları arasında yer alan Aşk-ı Memnu; Adnan Bey, Bihter ve Behlül arasında yaşanan şeyleri konu alır. Aynı zamanda diğer karakterler de büyük bir öneme sahiptir. Firdevs Hanım, iki yetişkin kız çocuk sahibidir. Eşi ise bir kalp krizi geçirerek ölür.


Bu olaydan sonra Firdevs Hanım, o dönemim zengin ve güçlü isimlerinden biri olan Adnan Bey ile evlenmeyi düşünür. Ancak Adnan Bey, aynı fikirde değildir ve onunla evlenmek istemez. Adnan Bey’in aklında olan şey, Firdevs Hanım’ın kendisinden yaş olarak fazlasıyla küçük olan kızı Bihter ile evlenmektir. Aşk kitapları içerisinde olan bu romanda Adnan Bey’in isteği Firdevs Hanım’ı şok eder.


Bu durum neticesinde şaşıran ve üzülen Firdevs Hanım, para ve hırs uğruna ne yapabileceğini bilemez. Ancak kızı ile Adnan Bey’in evliliğine engel de olmaz. Edebiyatımızda sıkça adı geçen aşk kitapları arasında Aşk-ı Memnu, bu konusu ile çok dikkat çeker.


Adnan Bey’in ilk karısı vefat etmiştir. İlk karısından olan iki çocuğu vardır. Bunlar Nihal ve Bülent isimli çocuklardır. Aşk kitapları denince akla gelen romanda Adnan ve Bihter, kısa süre içinde evlenir. Bu evlilikten sonra Bihter, Adnan Bey’in evine yerleşir ve ailesi ile yaşamaya başlar. Aşk kitapları içerisinde bu roman, başlangıç anından itibaren okuyucuyu kendisine bağlar.


Kitapta zaman geçtikçe Bihter, Adnan ile aralarında olan yaş farkından dolayı üzülmeye ve sıkılmaya başlar. Bu durum canını her geçen gün daha fazla sıkar. Zaman içerisinde kocasından soğur ve ondan uzaklaşmaya başlar. Roman, aşk kitapları denince akla gelen ilk kitaplardan biridir. Bu hikayesi ile ilgi çeker. Bihter daha sonra Adnan Bey’i, Behlül ile aldatır. Behlül, Adnan’ın yeğenidir. Firdevs ise bu aşkı fark eder ve buna son vermek ister. Aşk kitapları arasında son derece ilgi çekici bir hikâyeye sahiptir.


Aşk-ı Memnu Eleştirileri


Aşk kitapları içerisinde yer alan Aşk-ı Memnu, son derece beğenilir. Aşkı ve hırsı oldukça iyi bir şekilde okuyucuya aktarır. Bunun yanı sıra ihaneti en iyi anlatan aşk kitapları arasında yer alır. Adnan’ın uğradığı ihanet ve karısının yaptıkları herkesi şok eder. Olay akışı başarılı bir şekilde işlenen aşk kitapları arasında yer alan roman, akıcı bir olay örgüsüne sahiptir. Dönemin zenginlik ve gösteriş hırsını iyi yansıtan aşk kitapları içinde bulunur. Halit Ziya Uşaklıgil’in bu eseri aşkı ve ihaneti doruklarda yaşatan bir eserdir.


3- Aşk ve Gurur (Jane Austen)


Aşk ve Gurur isimli kitap, aşk kitapları arasında yer alan bir eserdir. Eseri yazan kişi ise Jane Austen’dir. 1813 yılında yayınlanan roman, dünya edebiyatında kendisine önemli bir yer edinmeyi başarmıştır. Romanda sıradan insanların günlük yaşamları işleniyor. Bu sayede de aşk kitapları arasında belirgin modern niteliğe sahip bir eser olarak ön plana çıkıyor. Kitapta Elizabeth Bennett ile Fitzwilliam Darcy isimli kişilerin arasında geçenler anlatılır. Elizabeth taşralı bir adamın kızıdır. Fitzwilliam ise soylu ve toprak sahibi bir insandır.


Jane Austen tarafından yazılan aşk kitapları arasında yer alan romanda bu iki karakterin birbirlerinin tuzağına düştüğüne dair bir izlenim verilir. Darcy, başlarda Elizabeth isimli kadına karşı daha mesafeli davranır. Bunun nedeni ikisinin arasındaki statü farkıdır. Elizabeth de aynı düşüncelere sahiptir. Kadın hem adamın davranışlarından dolayı ön yargılıdır hem de gururundan dolayı ona karşı soğuk davranır. İngiliz edebiyatı aşk kitapları arasında yer alan bu eser hem çatışmayı hem de aşkı içinde barındırır. Jane Austen tarafından da kitapta yer alan Elizabeth karakteri çok fazla sevilir.


Aşk ve Gurur Kitap Özeti


Elizabeth’in ailesi toplamda yedi kişiden oluşur. Aşk kitapları içerisinde yer alan bu romanda annesinin tek amacı kızlarını zengin insanlar ile evlendirmektir. Çünkü annesi hem dar görüşlü hem de düşüncesiz bir insandır. Bununla birlikte babaları hem iyi hem de akıllı bir insandır.


Elizabeth de aşk kitapları içerisinde yer alan bu romanda aynı babası gibidir. Akıllı, güzel ve iyi bir insan olan kadın kardeşleri gibi değildir. Kitty ve Lyda isimli kardeşleri balolarda gezerek zengin biri ile evlenme hayali kurarlar. Bunun yanı sıra Mary ise kitap okumayı seven, içine kapanık bir kızdır.


Aşk kitapları denince dünya edebiyatında en beğenilen romanlardan birisi Aşk ve Gurur olarak ön plana çıkıyor. Kitapta Elizabeth’i yaşadığı evin yakınlarına zengin ve nüfuzlu bir adam taşınır. Annesi bu durumda çok heyecanlanır ve bu adamın kızlarından biri ile evlenebileceğini düşünür. Kocasına baskı yaparak adamı ziyarete gitmesinde diretir. Jane Austen tarafından yazılan aşk kitapları içerisinde bu roman son derece doğal bir akışa sahiptir. Kadının kocasına baskı yapmasının sebebi yeni taşınan komşularını eve davet etme isteğidir. Böylece adam, kızlarını görebilecektir.


Mr. Bingley isimli yeni adam Elizabeth’in yakınlarındaki eve taşındıktan kısa bir süre sonra bir balo düzenlenir. Baloda Fitzwilliam Darcy ve Elizabeth bir kez dans eder. Bu danstan sonra Darcy, bir arkadaşına kızın güzel olduğunu ama ondan etkilenmediğini söyler. Ona yakın bir yerde duran Elizabeth ise bunları duyar ve adama sinirlenir. Aşk kitapları içerisinde yer alan romanda ana karakterler ilk kez burada karşı karşıya gelir.


Elizabeth’in kardeşlerinden birisi yeni komşunun evinde kalmaya gider. Fakat hastalanır ve orada kalır. Kız kardeşini görmeye giden kadın, orada tekrar Darcy ile karşılaşır ve aralarında artık bir aşk başlayacaktır. İngiliz aşk kitapları içerisinde olan bu romanda asıl hikaye böyle başlar.


Aşk ve Gurur Eleştirisi


Kitapta yazarın kendi aşk hayatından da esintiler vardır. Aşkın ve normal yaşamın en iyi yansıtıldığı aşk kitapları arasında yer alır. Aynı zamanda çatışmadan meydana gelen bir ilişkiyi aktarması ile ilgi çeker. İnsanı içine çeken havası ve akıcı anlatımıyla başarılı bir romandır. Aşk kitapları içinde en sürükleyici olan eserlerden biri olarak bilinir.


4- Beyaz Geceler (Fyodor Dostoyevski)


Dostoyevski, Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisidir. Yazdığı romanlar arasında aşk kitapları da yer alır. Beyaz Geceler de yazarın önemli eserlerinden biri olarak dünya edebiyatında yer edinmiştir. 1848 yılında yayınlanmış olan roman, toplam 96 sayfadan oluşur. Genel olarak bakıldığında okuyuculara kısa bir aşk hikayesi sunar. Dostoyevski normalde bir mühendis olmasına rağmen çok başarılı aşk kitapları da yazması ile bilinir.


Yazarın, Beyaz Geceler eserinde kullanmış olduğu dil ve anlatma biçimi, klasik roman okumak isteyenler için ideal bir eserdir. Rus edebiyatında da dünya edebiyatında da çok popüler ve önemli bir yazar olan Dostoyevski bu eserinin 27 yaşındayken kaleme almıştır. Aşk kitapları içerisinde yer alan kitapta üçlü bir aşk üçgeni etrafındaki romantizm konusu işlenir.


Beyaz Geceler Özeti


Dostoyevski tarafından yazılan aşk kitapları kategorisinde yer alan romanda Petersburg’da yaşayan bir adam ile hikaye başlar. Bu adam bir yazardır ve oldukça yalnızdır. Hizmetçisiyle birlikte yaşar. Ancak hayal dünyası çok geniştir ve yalnızlığı ya da can sıkıntısını hiç dert etmez.


Petersburg sokaklarının kendisine ait olduğunu düşünen adam, şehirdeki insanlar ile mutlu olur veya üzülür. Yazın gelmesi ile şehrin sokakları bomboş kalır. Bu boşlukta adam yürüyüşe çıkar ve akşama kadar dolaşarak yorulur. Evine dönmek üzereyken ağlayan bir kız görür ve yanına yanaşır.


Rus edebiyatı aşk kitapları arasında yer alan Beyaz Geceler’de önemli karakterlerden ikisi arasındaki ilk yakınlaşma bu şekilde başlar. Ancak adam kıza ilk yaklaştığında kız korkar ve bu nedenle karşı kaldırıma geçer. Kızı gören sarhoş birisi onu rahatsız eder. Yazar ise hemen oraya giderek kızı kurtarır. Bunun üzerine birlikte yürümeye başlarlar ve aralarında muhabbet ederler.


Kızın adı Nastenka’dır ve yazardan hoşlanır. Yazar da bu 17 yaşındaki genç ve güzel kızdan hoşlanır. Ona neden ağladığını sorar. Ancak genç kız yazarı daha iyi tanımadan bunu ona anlatamayacağını söyler. Aşk kitapları arasında önemli bir yere sahip olan bu romanda ikili daha sonra buluşur. Bu buluşmada kız ve yazar birbirlerine hayat hikayelerini ve nasıl yaşadıklarını anlatır.


Nanstenka, daha önce aşık olduğu adam tarafından hayal kırıklığına uğratılmış bir gençtir. Yazara, başından geçenleri anlatır. Ona bir mektup verir ve bunu aşık olduğu adama göndermesini ister. Yazar mektubu gönderir ancak adam kızın yanına gelmez. Bunun üzerine yazar, kıza onu sevdiğini söyler. Kızdan da onu sevmeyen birini beklemek yerine kendisini sevmesini ister.


Kız da bunu kabul eder ve yazara aşık olduğunu söyler. Dostoyevski’nin aşk kitapları içerisinde yer alan bu kitapta daha sonra yazar için işler beklenilen şekilde gitmez. Bir gün el ele yürürken karşıdan gelen bir adam görürler. Bu, kızın aşık olduğu adamdır. Kız hemen koşarak adama sarılır ve onunla gider. Yazara ise daha sonra bir mektup gönderir ve özür dileyerek arkadaş kalmaları gerektiğini söyler.


Beyaz Geceler Eleştiri


Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin kısa ama etkili bir aşk romanıdır. Aşk kitapları okumayı seven kişiler için kısa sürede bitirmeye uygun bir maceradır. Aşkı ve hayal kırıklığını barındıran ve bunu hem kısa hem de ilgi çekici bir şekilde aktarmayı başaran bir romandır. Dili ve olayların kurgulanma, anlatılma şekli ile son derece başarılı bir kitaptır. Dünya edebiyatının aşk hikayeleri arasında ön plana çıkan eserlerden biridir. Aşkı ve hayal kırıklığını etkileyici bir şekilde anlatmayı başarır.


5- Böğürtlen Kışı (Sarah Jio)


Sarah Jio, yazdığı romanlar ile günümüzde en fazla okunan yazarlar arasında yer alır. Aşk kitapları içerisinde yer alan Böğürtlen Kışı isimli romanı, yazarın en sevilen eserleri arasında yer alır. Kitabın anlatım dili son derece etkileyici ve akıcıdır. Bu sayede de saatlerce kopmadan okunabilir. Kitapta etkileyici bir aşk hikayesi anlatılıyor.


Aynı zamanda aşk kitapları arasında olan eser bir annenin, çocuğu için yapabileceği şeyleri de gözler önüne seriyor. Bu roman 25’ten daha fazla farklı dile çevrilerek dünya edebiyatına sunulmuştur. Bunun yanı sıra New York Times çok satanlar listesinde de kendine yer edinmiştir. Aşk kitapları okumayı seven kişiler bu romanda hem aşkı hem de umudu bulurken bir yandan da mutsuzluk ile yüzleşecekler.


Romanda bulunan önemli karakterlerden Daniel, 80 yıl önce evinde uyuduğu sırada esrarengiz bir şekilde kaybolur. Ethan ise Clarie’nin kocasıdır. Aynı zamanda Warrey’in torunu ve Frank’in oğludur. En beğenilen aşk kitapları arasında yer alan kitapta bir diğer önemli karakter ise Caroline olarak ön plana çıkar. Bu kadın, Vera’nın ev arkadaşıdır.


Böğürtlen Kışı Özeti


Böğürtlen Kışı, en çok satan aşk kitapları içerisinde yer alır. Clarie Aldridege, Kenstington’un oğlu olan Ethan isimli adam ile evlidir. Kenstington isimli adamın bir gazetesi vardır ve Clarie bu gazetede muhabir olarak çalışır. Uzun bir süredir kayınpederi ile çalışan kadın bu durumdan memnundur. Bir gün Clarie, ilginç ve şanssız bir kaza sonucu çocuğunu kaybeder.


Bu durum nedeniyle de oldukça üzülür ve acı çeker. Kayınpederi olan Kenstington bir gün Clarie’den yağan kar konusunda haber yapmasını ister. Ancak bu normal bir haber olmayacaktır. Aşk kitapları denince akla gelen en önemli eserlerden biri olan Böğürtlen Kışı romanında bu haber isteği ile bazı bilgiler dikkat çeker.


Clarie’nin kayınpederi ondan karla ilgili farklı bir haber yapmasını ister. Bu haber, 80 yıl önce meydana gelen benzer bir kar yağışı ile bağlantılı olmak zorundadır. Kadın, kar yağışı hakkında araştırma yapmaya başlar ve daha önce gerçekleşen bu fırtınaya böğürtlen kışı adı verildiğini görür. Konu hakkında araştırma yapmak için bir arkadaşı olan Abby ile çalışır. 1933 yılındaki haberleri incelerken enteresan bir haber başlığı ile karşılaşır. Aşk kitapları içerisinde yer alan Böğürtlen Kışı isimli romanda bu haber başlığından sonra işler enteresan olmaya başlar.


Böğürtlen Kışı, aşk kitapları kategorisinde kendine önemli bir yer edinmiştir. Aşk ve arayışı içinde barındırması ile ön plana çıkar ve çok okunur. Clarie, kar yağışını araştırırken 1933 tarihinde aynı gün kaybolan bir çocuğun haberine denk gelir. Bu haber sonrasında olayı araştırmak ister. Daha sonra kitapta o tarihler anlatılmaya başlanır. Aşk kitapları denince akla gelen romanda bu noktada konu Vera ve oğlu Daniel’a gider. Clarie olayları araştırırken cinayetler ve şüpheler ile dolu bilgiler elde eder. Bu çabanın sonucunda haberi hazırlamayı başarır. Ancak bir sorun vardır. Warrey, bu makalenin yayınlanmasına karşı çıkar.


Böğürtlen Kışı Eleştiri


Böğürtlen Kışı, duyguları derinlemesine işleyen aşk kitapları içerisinde yer alır. Kitapta aşkı, merakı, umudu ve umutsuzluğu oldukça iyi bir şekilde hissetmek mümkündür. Aynı zamanda olaylar anlatılırken okuyucuda merak uyandırılır. Bu sayede de kitaba devam etme isteği uyandırılıyor. Aynı zamanda akıcı bir anlatım diline sahiptir. Aşk kitapları kategorisinde dünyanın en fazla satan kitaplarından biri olan Böğürtlen Kışı, olumlu eleştiriler alan bir romandır.


6- Masumiyet Müzesi (Orhan Pamuk)


Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk’un aşk kitapları arasında yer alan nadir eserlerinden biridir. Yazarın genel olarak eserlerine bakıldığı takdirde bu tarzda çok fazla romanı olmadığı görülür. Ancak bu roman aşkı en iyi anlatan aşk kitapları arasında olmasının yanı sıra birçok duyguyu başarılı bir şekilde yansıtması ile ilgi çekiyor. Kitap, 2008 yılında yayınlanmıştır. Yazar genel olarak romanlarında İstanbul’u mekan olarak tercih ediyor. Aynı durum bu romanda da geçerlidir.


Masumiyet Müzesi, İstanbul ve Nişantaşı içerisinde geçen bir hikayeye sahiptir. Aşk kitapları kategorisinde yer edinen bu roman için Orhan Pamuk’un neredeyse 10 yıllık bir emek verdiği biliniyor. Kitapta romantik bir aşk hikayesi anlatılır. Yazar, bu aşk hikayesine kendisini de dahil etmiştir. Kitabın ortasında ve de sonunda Orhan Pamuk ismiyle kısa bir şekilde olaya dahil olur. Hatta kitabın sonunda Kemal, Orhan Pamuk’a gelerek hikayenin yazılmasını talep eder. Masumiyet Müzesi adlı roman, aşk kitapları içerisinde anlatım ve olay örgüsü ile beğeni topluyor.


Masumiyet Müzesi Özeti


Masumiyet Müzesi romanında Yeşilçam filmlerini andıran zengin ve fakir aşkı konu edilir. Aşk kitapları içerisinde yer alan eser bu nedenle klasik bir hikaye gibi görünebilir. Ancak oldukça etkileyici ve başarılı bir romandır.


Kemal, zengin bir ailenin çocuğudur. Füsun ise Kemal’in uzaktan bir akrabasıdır ve fakir bir ailede yetişmiştir. Kemal isimli adam, Füsun’a aşık olur. Ancak bir problem vardır. Kemalin zaten bir ilişkisi vardır ve nişan hazırlıkları içerisindedir. Bu süreçte adam, Füsuna olan aşkına engel olamaz ve eline geçen her fırsatta onu görmeye çalışır. Nişan hazırlıkları devam ederken Kemal sürekli Füsun ile gizli gizli buluşur. İkisi de birbirine aşıktır.


Ancak Kemal nişanı bozmanın ve ilişkisini bitirmenin bir yolunu bulamaz. Bu nedenle de nişanlanmak zorunda kalır. Füsun ise bu durumdan dolayı bir daha Kemal’le görüşmez. Adam, sürekli buluştukları yere gider ama kadını orda göremez. Bunun üzerine üzüntüden ve can sıkıntısından artık dayanamaz ve nişanı bozar. Sürekli Füsun’dan kalan eşyalar ile zaman geçirir. Aşk kitapları içerisinde bu roman oldukça iyi bir girişe sahiptir.


Türk edebiyatındaki önemli aşk kitapları arasında yer alan roman oldukça sürükleyicidir. Füsun’dan ayrılan ve nişanı da bozan Kemal, babasını kaybeder. Bunun üzerine Füsun’un ailesinden bir baş sağlığı mektubu gelir. Adam mektupta yer alan adrese gider ve kadının evlendiğini öğrenir. Onunla görüşmek istese de kadın çok sıcak davranmaz. Kemal ise özlem gidermek için Füsun’un eşyalarını çalmaya başlar.


Füsun bazı sebeplerden dolayı kocası ile ciddi sorunlar yaşar ve boşanırlar. Aşk kitapları arasında yer alan kitapta daha sonra Füsun ve Kemal evlenir. Ancak birlikte tatile giderlerken kaza geçirirler ve Füsun ölür. Kemal ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılır. İyileştikten sonra Füsun’dan kalan eşyalardan bir müze kurar. Bu hikayeyi ise bir mektup ile Orhan Pamuk’a yollar ve yazılmasını ister. Orhan Pamuk’un aşk kitapları kategorisindeki romanı böyle ortaya çıkar.


Masumiyet Müzesi Eleştiri


Masumiyet Müzesi, gerçekliğe çok yakın olan aşk kitapları içerisinde yer alır. Sebep sonuç çizgisine bağlı olarak ilerleyen bir romandır. Klasik roman tekniği ile yazılmasıyla dikkat çeker. Kitapta aynı zamanda çok iyi bir şekilde betimleme yapılmıştır. Aşk kitapları içerisinde yer alan romanda aynı zamanda çok akıcı bir dil ve anlatım kullanılmıştır. Bu nedenle de son derece sürükleyicidir.


7- Dudaktan Kalbe (Reşat Nuri Güntekin)


Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılmış olan ve aşk kitapları kategorisinde yer alan bir romandır. İlk baskısı 1923 yılında yapılmıştır. Romanda aşk ve sosyal konular bir arada işlenir. Reşat Nuri Güntekin, romanlarını Cumhuriyet ilan edildikten sonra yayımlayamaya başlamıştır. İlk romanlarından biri olan Dudaktan Kalbe ise yazarın aşk kitapları arasında yer alır.


Eser, yayınlandıktan sonra günümüze kadar okuyucular tarafından büyük ilgi görmeyi başarmıştır. Romanda yazar, hüzünlü bir aşk hikayesi anlatır. Teşbih ve betimlemelerin oldukça fazla yer aldığı kitap, akıcı anlatımı ile de ön plana çıkıyor. Aşk kitapları seven kişiler için ideal kitaplardan birisidir. Aynı zamanda televizyon sektörüne de hikayesi ile dahil olmuştur.


Dudaktan Kalbe Kitap Özeti


Dudaktan Kalbe, tutkulu ve bir o kadar da üzücü aşk hikayesiyle okurların karşısına çıkmıştır. Aşk kitapları içerisinde yer alan eser, bir gencin dramını anlatır. Gerçek sevgiyi asla anlayamayan bu genç, yaşadığı bunalım sonucunda çok sıkıntılar yaşar.


Zamanında belediye başkanı olarak tanınmış olan Saip Paşa, İzmir’de bilinen kişilerden biridir. Hüseyin Kenan ise Saip Paşa’nın yeğenidir ve onun zorlaması ile mühendis olmuştur. Ancak daha sonra müzik eğitimi almak için Avrupa’ya gitmeye karar verir. Bunun içinse annesinin dükkanını satar. Hüseyin Kenan, müzik konusunda başarılı bir gençtir ve çok iyi keman çalar. Batı’da yaptığı müzik ile kendisini tanıtmayı ve orada tutunmayı başarır. Saip Paşa’nın ısrarı ile İzmir’e döner.


Dayısı, bundan dolayı çok mutlu olur ve yeğeni ile övünür. Onun başarılı bir müzisyen olmasıyla gurur duyar ve adına ziyafetler düzenler. Hüseyin Kenan ise fazla gösteriş ve eğlenceden sıkılarak dinlenmek üzere Bozkaya’ya gitmeye karar verir. Hüseyin Kenan burada Lamia ile tanışır. Kasabada bulunan evli Nimet Hanım’a da kur yapar. Ancak dedikodu çıkmaması için de Lamia’ya ilgi duyuyormuş gibi davranır. Aşk kitapları içerisinde yer alan roman, bu noktadan sonra daha da ilgi çekici bir hale gelir.


Reşat Nuri Güntekin, yazdığı eserlerde okuyucunun ilgisini çekmeyi her zaman başarır. Dudaktan Kalbe isimli eseri de bunu yapar. Türk edebiyatında en fazla sevilen aşk kitapları arasında yer alan roman, hüzünlü sonu ile duygulandırır. Hüseyin Kenan, yaz tatilini bitirdikten sonra İstanbul’a dönerek Prenses Cavidan ile evlenmeyi ister.


Prenses Mısır’a gittiği zaman ise İzmir’e döner ve Lamia ile birlikte olur. Burada Lamia ile evlenmeyi istediğini söylemesine rağmen kadın bunu kabul etmez. 3 ay sonra ise Lamia, hamile olduğunu öğrenir. Aşk kitapları içinde yer alan romanda Lamia intihar etmeye kalkışır ama kurtarılarak akrabalarının yanına gönderilir. Lamia burada kızını doğurur ve daha sonra biri ile evlenir. Kocasının doktor olan yeğeni köye geldiğinde Lamia ondan Hüseyin Kenan’ın prenses ile evlendiğini öğrenir.


Aşk kitapları içerisinde olan romanda bunun üzerine kadın, kocasından ayrılır. Hüseyin Kenan bir gün Lamia ve Vedat ile muayene sırasında karşılaşır. Kadına aşık olduğunu fark eden Hüseyin Kenan, Lamia ile Vedat’ın evleneceğini öğrenerek intihar eder. Aşk kitapları kategorisinde olan bu roman böyle sonlanır.


Dudaktan Kalbe İnceleme


Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Güntekin’in aşk kitapları içerisinde önemli bir eserdir. Kitapta son derece etkili bir şekilde betimleme yapılmıştır. Bunun yanı sıra akıcı anlatımı ve sürükleyici olay örgüsü ile kendine bağlamayı başarır. Kitap aynı zamanda dönemin toplumsal görüşleri hakkında bilgi veren aşk kitapları içerisinde de yer alır.


8- Vadideki Zambak (Honore de Balzac)


Vadideki Zambak, Balzac’ın genel olarak romanlarında yer verdiği kır hayatını içeren eserlerinden birisidir. Aşk kitapları arasında yer alan Vadideki Zambak, 1835 yılında yayınlanmış olan bir romandır. Romanda anlatılan olaylar ise 1809 ile 1836 yılları arasında gerçekleşen olaylardır. Balzac’a ait olan aşk kitapları içerisinde yer alan bu roman, Fransız edebiyatının etkilerini bariz bir şekilde hissettirir. 19. yüzyılda dönemin realizm ve romantizm akımının izlerini taşıyan bir kitaptır. Hikayede Henriette ile Felix arasındaki imkansız aşk anlatılır.


Aşk kitapları içerisindeki en çok bilinen eserlerden biri olarak ön plana çıkar. Kitapta aşkın yanı sıra toplumsal koşullara da yer verilmiştir. Felix de Vandenesse, Balzac tarafından yaratılan karakterler arasında en otobiyografik karakterlerden biridir. Hikayenin ana karakterlerinden biri olan Felix, Madame Mortsauf ile tanıştıktan sonra hayatı hiç beklemediği bir şekilde değişir. Aşk kitapları denince dünya edebiyatından akla gelen ilk eserlerden birisi Vadideki Zambak’tır.


Vadideki Zambak Kitap Özeti


Felix de Vandennesse isimli genç, aristokrat bir ailede yetişmiştir. Çok fazla sevgi görmemiştir ve aynı zamanda fazlasıyla otoriter bir şekilde büyütülmüştür. Aşk kitapları kategorisinde yer alan bu romanda Paris’te yüksek lisans yapan genç, eğitimi bittikten sonra ise ailesinin yanına dönerek Tours’ta yaşamaya başlar.


Burada katıldığı balolardan birinde kendisi gibi genç biriyle tanışır. Kadının güzelliğinden çok etkilenir ve bu karşılaşmadan sonra başka yerlerde de karşı karşıya gelirler. Daha sonra ise tanışırlar. Tanışmalarından sonra aşk kitapları arasında olan Vadideki Zambak’ta olaylar başlar.


Henriette isimli kadın evlidir. Evliliğinde mutsuz olmasına rağmen kocasına karşı son derece sadık ve bağlı bir kadındır. Felix bu kadına karşı ilgi duysa dahi ona karşı duygularını bastırmaya çalışır. Çünkü kadın çok düzgün bir kişiliğe sahip ve oldukça ağırbaşlıdır. Bunun üzerine Felix sadece arkadaşlık etme amacı güder. Henriette ise Felix’i adeta kendi çocuğu gibi görür ve onun yanında olur. Ona güvenerek sahip olduğu sırlardan bahsetmekten çekinmez.


Aşk kitapları içerisinde popüler olan eserde Felix bir gün görev amacıyla Paris’e taşınmak zorunda kalır. Bundan dolayı ikisi de büyük üzüntü duyar. Kadın, genç adama yolda okuması için bir mektup verir. Bu mektupta ona bir anne gibi duyduğu derin sevgiden ve gitmesi gereken yollardan bahseder. Aynı zamanda yeni görevinde başarılı olması için yapması gereken şeyler hakkında da öğüt verir.


Aşk kitapları konusunda Fransız edebiyatının önemli eserlerinden birisi olan Vadideki Zambak, Henriette’nin kocasının ölmesi ile daha karmaşık bir hale gelir. Bu sırada Felix, Paris’te yeni biri ile tanışır ve bu tanışma sonrasında ona aşık olduğunu sanar.


Henriette ise bunu duyduktan sonra daha da üzülerek hastalanır ve yataklara düşer. Bunu duyan genç adam hemen Tours’a gelir. Henriette ölmeden önce onu sevdiğini söyler ve kızı ile evlenmesini ister. Ancak kızı bunu kabul etmez. Aşk kitapları arasında önemli bir yere sahip olan romanda Felix daha sonra Paris’e dönerek bilim ve edebiyat ile ilgilenmeye başlar.


Vadideki Zambak Kitap Eleştirisi


Vadideki Zambak, aşk kitapları arasında dönemin en önemli eserlerinden birisi olarak ön plana çıkar. Romantizm ve Realizm akımının birleşiminden izlenimler verir. Bunun yanı sıra dönemin toplumsal görüş ve düşünce biçimini iyi bir şekilde ortaya koyar. Balzac’ın realist hikaye anlatım tarzını en iyi yansıtan eserlerinden biridir. Fransız edebiyatının ilgi çekici aşk kitapları arasında yer edinerek okurlara sunulan bir eserdir.


9- Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali)


Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali’nin en popüler eseri olarak bilinir. Türk edebiyatının en önemli aşk kitapları arasında kendine yer edinen roman, 1943 yılında yayınlanmıştır. Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali tarafından askerlik döneminde yazılmıştır. Yazar bir yandan askerlik yaparken bir yandan da bu kitabı yazmıştır. Hatta kitabın parça parça gazete aracılığı ile yayınlanmasını sağlamıştır.


En iyi aşk kitapları içinde bulunan roman bu şekilde yayınlanmıştır. İlk olarak 1948 yılında 48 bölüm şeklinde yazılmış ve Büyük Hikaye başlığı ile sunulmuştur. Roman olarak basılması ise 1943 yılında gerçekleşmiştir. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden birisi olan kitapta çok iyi bir anlatım tekniği kullanılmıştır. Aşk kitapları kategorisinde yer alan romanda aynı zamanda betimlemeler de etkili bir şekilde kullanılmıştır.
Aşk kitapları arasında yer alan Kürk Mantolu Madonna, aşkın peşinden giderken insanın gözünün hiçbir şeyi görmeyeceğini ve bu yüzden hayatta sürükleneceğini anlatır. Raif Efendi hayatı boyunca hep başkaları için yaşamış bir adamdır. Maria Puder isimli bir kadına aşık olmasıyla birlikte hayatı bir anda değişir. Raif Efendi bir gün bir tabloda gördüğü kadına hayran olur. Daha sonra o tablodaki yüzün sahibiyle karşılaşması ile şaşkına dönecektir. Kürk Mantolu Madonna bu hikayesi ile aşk kitapları arasında en çok okunan eserlerden birisi olmayı başarıyor.


Kürk Mantolu Madonna Kitap Özeti


Sabahattin Ali tarafından kaleme alınan Kürk Mantolu Madonna günümüzde çok büyük bir popülerliğe sahiptir. Aşk kitapları seven herkes tarafından okunması gereken bir kitaptır. Genel olarak bakıldığında aşkının peşinden giden bir adam ile aşık olduğu kadının hikayesini anlatır.


Raif Efendi, hayatı tekdüze bir şekilde devam eden bir adamdır. Sessiz ve son derece içine kapanık bir adam olarak bilinir. Aynı zamanda kendisine yapılan bazı haksızlıklara karşı bile sesini çıkaramamış ve bunlara boyun eğmiştir. Kitabın diğer ana karakteri ise Maria Puder isimli bir kadındır. Aşk kitapları kategorisinde yer alan Kürk Mantolu Madonna romanı, bu iki karakter arasında geçenleri konu edinir.


Raif Efendi, zamanında gittiği bir sanat galerisinde tabloları inceler. Yıllar önce Berlin’de ziyaret ettiği bu sanat galerisinde bir tabloya takılı kalır. Tabloda yer alan kadın, onun çok fazla ilgisini çeker. Tabloda yer alan bu kadın Kürk Mantolu Madonna’dır ve Raif Efendi tablodaki kadına sevgi dolu duygular beslemeye başlar. Bu nedenle sık sık tabloyu görmek için galeriye gider.


Durur ve o tabloyu izler. Ancak Raif Efendi tabloyu izlediği sırada başka birisi de onu izlemeye başlar. Bu kişi ise tablonun sahibi olan Maria Puder isimli bir kadındır. İkili, bakışmalardan sonra önce arkadaş ve daha sonra da aşık olur. Aşk kitapları içerisinde yer alan kitapta Raif Bey’in babası öldükten sonra Berlin’den ayrılması ile ilişki mektuplaşma ile devam eder. Daha sonra ise son bulur.


Kürk Mantolu Madonna Eleştiri ve İnceleme


Türk edebiyatının önde gelen aşk kitapları arasında yer alan Kürk Mantolu Madonna, kendine hayran bırakan betimlemeler ile yazılmıştır. Kitapta kahraman anlatıcı ve gözlemci bakış açısı birlikte kullanılmıştır. Aşk kitapları kategorisinde yer alan eser, toplumsal konulara da yer veren sosyal bir roman olarak ön plana çıkar. Raif efendinin iç dünyası kitaptaki çok iyi bir şekilde aktarılmıştır. Aynı zamanda günümüzde popüler olan aşk kitapları arasında yer alan eserde Maria Puder aracılığıyla yaşananlara farklı bir şekilde bakmak mümkün oluyor.


10- Yüreğim Seni Çok Sevdi (Canan Tan)


Canan Tan, Türkiye’de aşk kitabı denince akla gelen en önemli yazarlardan bir tanesidir. Kitaplarında romantizmi ve aşkı en iyi şekilde yansıtan aşk kitapları ile ön plana çıkıyor. Yüreğim Seni Çok Sevdi isimli kitabını 2007 yılında yayınlamıştır. Yazar, hikayelerinde çok ilgi çekici bir aşk kurgusu ortaya koyar. Bu sayede de geniş kitlelere hitap eder. Aşk kitapları arasında yer alan Yüreğim Seni Çok Sevdi isimli kitabıyla da her yaştan okuyucuya erişmeyi başarıyor.


Kitap insanları çok etkileyecek bir fedakarlık ve aşk hikayesine sahiptir. Kitapta Aslı ile Murat’ın etkileyici aşk hikayesi konu ediliyor. Aşk kitapları içerisinde önemli bir yere sahip olan eserde İstanbul’da bir üniversite öğrencisi olan aslı ile zengin bir ailede yetişen Murat’ın aşkı anlatılır. Aralarındaki bu imkansız aşk ile yalanan olaylar okuyucuya aktarılır. Olaylar ise farklı yerlerde geçer. Bu yerler İstanbul, Bursa ve Amerika’dır. Yüreğim Seni Çok Sevdi, bu hikayesi ile çıktığı sene en çok satan aşk kitapları arasında yer almayı başarmıştır.


Yüreğim Seni Çok Sevdi Roman Özeti


Yüreğim Seni Çok Sevdi, aşk kitapları ile ünlü olan Canan Tan’ın en bilinen eserleri arasında yer alır. Hikayenin ana karakterlerinden biri olan Aslı, İstanbul’da üniversite okuyan genç bir kızdır. Bir gün Murat ile tanışır. Zengin bir aileden gelen Murat’ın bu nedenle ukala ve kendini beğenmiş bir olduğu düşünür bu yüzden de onu çok sevmez. Murat ise Aslı’yı görür görmez ona aşık olur ama kızı etkilemek için ne yapması gerektiğini bilemez. Bu nedenle ona bir Nazım Hikmet şiiri yollar. Daha sonra ikisi arasında bir ilişki başlar. Aşk kitapları arasında yer alan romanda bundan sonra işler farklı olmaya başlar.


Murat ile Aslı ilişki yaşamaya başladıktan bir süre sonra Bursa’ya Murat’ın ailesinin yanına gitmeye karar verir. Aslı, Murat’ın ailesi ile birlikte yemek yer ama ailesi onu pek sevmez. Bunun nedeni Aslı’nın istedikleri gibi bir gelin olmamasıdır. Murat’ın ailesi geleneksel bir yapıya sahiptir. Bu doğrultuda daha sessiz ve aileye hizmet edecek bir gelin ararlar. Aslı, okumuş ve çalışma hayatına girmek isteyen bir kızdır. Bu nedenle aile, ikisinin ilişkisine sıcak bakmaz.


Aşk kitapları içinde bulunan Yüreğim Seni Çok Sevdi romanında Aslı, Amerika’ya taşınmaya karar verir. Murat ise Türkiye’de kalır ve babasının şirketlerinin başına geçerek çalışmaya başlar. İkili daha sonra ortak bir arkadaşlarının düğününde karşılaşır. Murat onu sevdiğini ve onunla evlenmek istediğini söylemesine rağmen Aslı, umut vermek istemez.


Ona Amerika’da evlendiğini söyler ve Murat çok üzülür. Aşk kitapları denince akla gelen romanda daha sonra Aslı, Amerika’da bir evlilik yapar ama mutlu olamaz ve ayrılır. Bunun üzerine Aslı Türkiye’ye döner. Türkiye’de Murat ile karşılaşır. Murat evlenmiş ve bir çocuk sahibi olmuştur. Çocuğunun adı ise Aslı’dır.


Yüreğim Seni Çok Sevdi Kitap İncelemesi


Yüreğim Seni Çok Sevdi isimli eser, aşk kitapları içerisinde fazlasıyla popülerdir. Kitapta Nazım Hikmet’ten şiirlere oldukça fazla yer verilir. Canan Tan tarafından yazılan aşk kitapları içerisinde klasik ama bir o kadar da ilgi çekici olan bu eser, aşk seven kişiler tarafından beğenilen bir romandır. Sade ve sürükleyici bir anlatıma sahiptir. Okumaya başladıktan sonra okuyucuyu meraklandırır ve kendisine bağlı hale getirir. Aşk kitapları içerisinde hem olay örgüsü hem de anlatım biçimi ile etkili bir eserdir.